Bayramda bile durmayan bir takvimle futbol sezonu devam etmekte. Bu hafta bu konuya biraz değinmek istiyorum. Ramazan Bayramını esnasında liglerimiz dur durak bilmeden devam etti. Bayramlar ülkemizde ve tüm islam aleminde sene içindeki önemli günlerden. Hemen hemen hayat akışını durdurmayan tüm meslek dallarında bu önemli günlerde resmi tatil olmasına rağmen, nedense futbol ve diğer spor dallarında bu ara verilmez.
Şimdi uluslararası organizasyonlar ilk başta gözönüne alınarak öncelikle FİFA sonrasında kıta konfederasyonlarının belirlediği ana takvime uyularak ülke federasyonları kendi takvimlerini belirleyerek dönem genel programı belli oluyor. Ama nedense bu takvimlerde bu bayram günleri dikkate alınmamasına rağmen hristiyanlarca kutsal gün sayılan noel günü dikkate alınarak ara tatil dönemi buna denk getirilmekte. Her ülke fedarasyonunun bayram gibi zamanlarda 1-2 haftalık erteleme ara verme olasılığı varken neden kullanmıyoruz. Bunun hava şartları, doğal afetler, milli yas günleri vs. gibi ara verme dmbemleri varken bunu neden bayramda kullanamayız. Yani yabancı futbolcularımız istediği gibi bayramlarında izinli olabilir ama yerli futbolcularımız ve müslüman yabancı futbolcular bayramda neden maç yapmak zorunda? Bu konuda federasyonun bir düzenleme yapmaması ilginç.
Aslında ramazan ayında bahsetmek istediğim, fakat araya kaynayan bir diğer konu ise, Real Madrid kulübünün oruç tutan 3 futbolcusuna özel doktor tutması oldu. Bu futbolcuların inançlarına saygı duyarak performanslarının düşebileceği ihtimalini gözardı ederek (üstelik bunlardan birisi senenin en pahalı transferlerinden Karim Benzama) onlarla ayrı bir ilgi oluşturması gerçekten alkış hakeden hareketti. Peki ülkemizde bu ramazan ayları özellikle son senelerde hep tartışmalı geçti. Klasik Hakan Şükür olayları hepimizin hala hafızasında, neyseki futbolu bıraktıda artık ramazanda oruç tutma tartışmaları sona erdi (!) Müslüman bir ülkede tartışmalara konu iken, farklı bir dinde ve farklı bir kültürde nasıl saygı duyulduğu ortada.
Peki bu iki konuda ve benzer olayların önüne nasıl geçilebilir? Futbolcuların hakkını savunabilecek bir sendika örneği olabilir. Hakemlerin hakkını koruyan TFFHGD (Türkiye faal futbol hakemleri ve gözlemciler derneği), kulüplerin hakkını koruyan Kulüpler Birliği varsa, bu spor dalının başrolünü oynayan Teknik ekip ve futbolcuların böyle bir oluşumu yok? Bence bu konuda atılımlar yapılmalı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve fedarasyonca bu desteklenmeli hatta teşvik edilmeli. Böylece daha seviyeli bir spor izleme imkanına sahip olabiliriz.
Herkese güzel günler dilerim...Cem ACAR - Turkeyspor

Tüm hakları saklıdır © 2006-2009
Yorumlar